19 Temmuz 2010 Pazartesi

Romantik Komedi - Olmaz Böyle Şey

Romantik Komedi bu kış vizyondaydı, fırsat bulsam gitmek istiyordum, İzleyenler mekanlar güzel insanlar şık güzel vakit geçiriliyor falan diyordu. Geçen gün tv de seyrettim.

Yeni dönemi yansıtan Türk filmlerini seviyorum beğenmesem de sonuna kadar seyrediyorum, ama bu filmde içimden söylene söylene bir hal oldum.
Öncelikle filmin isminde de belirtildiği gibi bu bir Romantik Komedi değil! Fantastik Bilim Kurgu bence daha uygun olur.

Hiç gerçekçi değil, tamamen özenti, hayır neyin özentiliği o da belli değil. Sex and the City'nin özentiliği mi yoksa kurmaca Amerikan dizilerinin özentiliğimi.

Filmde beraber yaşayan üç kız var, gelirleri nerden belli olmayan, muhtemelen baba parası (ama ailelerden haberimiz yok film boyunca), bunlar özgür kızlar, biri evlendi filmin başında, biri mütevazi bir işte çalışan diğeri de boş gezen kokoş, kendi de boş ve saftirik birşey (Sinem Kobal bu), akşamları barda takılıyorlar, evde geçirdikleri akşam evde içiyorlar filan, cicili bicli döşenmiş evleri var kızvari şekilde, bahçelerinde ışıklı süsler etrafta,
bir de üç erkek arkadaş var, biri popüler dizi oyuncusu, biri reklam ajansında çalışıyor diğeride feci playboy.
İşte bunların birbirlerini avlama, aldatma, anlama, kavga falan fıstık hikayesi.

Ama o diyaloglar yokmu. Gören duyan da diyecek ki a Carrie, Miranda ve Samantha konuşuyor.
Hikaye o kadar hızlı, üstünkörü ve gerçekdışı ilerliyor ki,
Esas oğlan (Issız Adam), şirkete hasbelkader alınan esas kızla bir iş yemeği sonrasında romantik bir şekilde beraber oluyor, ama ertesi gün ve sonrasında yüzüne bile bakmıyor çünkü asıl sevgiliside o şirkette çalışıyor.
Aslında aşık olmuş falan, amaaaaan,

birde filmin pazarlanmasında bahsi geçen Burcu Esmersoy'un dans sahnesi var. Çok konuşuldu yazıldı çizildi. Aynı benim gibi dans ediyor yani vasat, iki sallan bir dön hesabı. Elbisesinde asıl marifet, kat kat ipli, kıvrak gösteriyor insanı, birde mini, toplam iki dakikayı geçmez dans sahnesi, aklınız kalmasın birşey kaçırmadınız:))

Neyse konu kötü, diyaloglar berbat, ama iyi birşey var,
iyi birşey var gerçekten,

Gürgen Öz,

bütün kadroda en iyi oyunculuk sergileyen oydu bence, canlandırdığı karakter tam bir playboy, duygusuz, paragöz, egomanyak, özünde ezik ve zavallı aslında:)
onun geçtiği sahneler beni güldürmeyi başardı, yani filmin ismindeki komedi kısmı başarılıydı kısmen, romantik kısmı miğde bulandırsa da.
Yine de Gürgen'de karakteri öyle yavşatmış ki, film boyunca bu karakter gay mi değil mi düşüncesi sürekli akla geliyordu açıkçası ki hiç öyle bir karakter değil aslında..
İşte böyle..
bence hiç gerek yok böyle özenti senaryolara, olmuyor, uymuyor, sakil duruyor.

4 yorum:

Biraz Şöyle Biraz Böyle dedi ki...

Sinem, çok mutluyum ! sonunda bu film için benim gibi düşünen birini gördüm :) ben Gürgen Öz kısmına bile katlanamamıştım ama yarım bırakmak huyum olmadığından sonuna kadar izlemiştim maalesef...

ceren dedi ki...

öööö filmin adını gördüğümde bile içimden geçen bu evet. komik desen değil, dram desen hiç değil, romantik demişler ne alaka? burcu esmersoy'a gelince kaç ay bacaklarını dinledik, hayır cidden ne dansında ne bacaklarında bir şey göremedim ben?
bu uzunlukta bir yorum bile çok o film için bence diyorum ve kaçıyorum:)

Adsız dedi ki...

Filmi bugün izledim.Geç izlemek her zamanki gibi dezavantaj oldu ve tüm şişirmelerden sonra,hayalkırıklığı yarattı.
Kadro güzel,mekanlar iyi seçilmiş,kızlar hoş ama yine de senaryo boş olduğu için kurtarmamış.
Biraz Issız Adam ın popülerliğinden faydalanma kokusu sezdim.Bir de Burcu Kara'nın harcandığını düşündüm.
Cicili bicili ev gerçekten şeker görünmekle beraber,tepeden tırnağa İkea dan döşendiği için,katalog hissi verdi bana :)

Kübra Genç dedi ki...

Tamamen üstün körü izleyen, sinemadan- filmden pek anlamayan ve iki, üç ünlü isim için sinemaya gidenlere hitap edilmiş bir film. (Gerçi genelde oyuncu kadrosu iyi olan filmler daha önce dikkat çeker ama Sinem Kobal'ın ya da Burcu Esmersoy'un da oyunculuğu tartışılır)