19 Şubat 2012 Pazar

Sohbet Nasıl Edilir

Doğan Cüceloğlu (26.06.2011)

KAFAYI OLMASI GEREKEN'E TAKINCA SOHBET EDEMEZSINIZ

Akatlar’da yürüyordum; kadın beni tanıdı ve selamlaştıktan sonra, sorusunu sordu: “Oğlum dersleri tamamen bıraktı; ne söylesem hiç fayda etmiyor. Ya arkadaşlarıyla buluşuyor, ya telefonda mesajlaşıyor ya da bilgisayarın başında oyun oynuyor. Ne yapacağımı şaşırdım, Hocam ne yapalım?”

“Sohbet ediyor musunuz?”

“Valla, konuşuyorum, ama hiçbir faydası yok.”

“Kaç yaşında?”

“On yedi yaşında.”

“Mesela ne diyorsunuz?”

“Sınavların yaklaştığını söylüyorum; derslerine çalışması gerektiğini söylüyorum; böyle giderse sınıfta kalacağını, arkadaşlarından geri kalacağını, ilerde çok pişman olacağını, ama o zamanda duyulan pişmanlığın işe yaramayacağını
anlatıyorum.”

“Siz konuşup, nasihat ediyorsunuz.”

“Evet.”

“Ama, onunla sohbet etmiyorsunuz.”

“Valla bilmem; biz bildiğimiz kadarıyla elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz, konuşuyoruz, anlatıyoruz.”

“Doğru, bildiğiniz kadarıyla elinizden gelenin en iyisini yapıyorsunuz. Ama konuşmak, nasihat etmek, sohbet etmek değildir. Siz sohbet etmesini bilmiyorsunuz.”

Kadın haklı olarak “neden bahsediyorsunuz,” diyen bir yüz ifadesiyle bana baktı.

İçim burkuldu. Anne acı çekiyordu ve çocuğuna yardım etmek istiyordu, ama kendini çaresiz hissediyordu.
***

Öğrencileri ve anababaları birlikte çağırdım. Danışmalığını yaptığım okulun küçük tiyatro salonunda buluştuk, öğrencilerle birlikte anababalar da oturdu.

Ufacık sahneye çıktım, bir sandalye attım oturdum, yanı başıma bir boş sandalye koydum.

“Buradaki öğrencilerden kim benimle sohbet etmek istiyor?” diye sordum. Kalkan ellerden birini gelişigüzel seçtim. Selim adıyla anacağım bir öğrenci yanımdaki sandalyeye geldi oturdu.

“Adın ne?”

“Selim.”

“Kaç yaşındasın?”

“On iki.”

“Bugün ayın kaçı?”

“24 Aralık 2008.” (Gerçek tarihtir; bu uygulamayı o gün yaptım.)


“Selim, gözünü kapa, beni iyi dinle. Gözünü açtığın zaman aradan yirmi yıl geçmiş olacak. 24 Aralık 2028 tarihinde gözünü açmış olacaksın. Tamam mı?”

Anladığını belirtmek için başını salladı.

“Lütfen gözünü aç.”

Selim, gözünü açtı.

“Bugünün tarihini söyler misin?”

“24 Aralık 2028.”

“Kaç yaşındasın?”

“Otuz iki.”

“Ne iş yapıyorsun?”

“İç mimarlık.”

Göz ucuyla anneye babaya bakıyorum; yüzlerinde hayret belirten hafif bir tebessümü var. Belli ki, onlar da Selim’in söylediklerini benimle birlikte ilk defa duyuyorlar.

“Nerede çalışıyorsun?”

“New York, Manhattan’da.”

Anne, babanın yüzünde saklayamadıkları büyük bir şaşkınlık ifadesi.

“Evli misin?”

“Hayır.”

“Arkadaşlarından evlenenler oldu mu?”

“Kızların hepsi evlendi.”

Gülüşmeler..

“Çalıştığın yere beni götürür müsün?”

“Ofisim, Manhattan’da 86 katlı bir binanın 42. Katında.”

Gülüşmeler devam ederken hayalen o binaya yürüdük, asansöre bindik, 42. Katta indik.

“Burası ‘home office,’” dedi.

İçeri girdikten sonra açıkladı:

“Dubleks daire: aşağıda salon ve mutfak var. Yukarda yatak odası ve ofis odam.”

“Selim, salonda neler var?”

“Salonda masa var, koltuklar var, sandalyeler var; komodin var, sehpalar var.”

“Duvarlarda ne var?”

“Resimler var, fotoğraflar. Ailemin fotoğrafı da var.”

“Ailenin fotoğrafına bakınca neler görüyorsun? Beraber bakabilir miyiz?”

“Annem var, babam var. Ailece çektirdiğimiz bir fotoğraf. Abim var, ablam var, ben varım.”

“En küçük sen misin?”

“Evet.”

“Selim, bu fotğrafa baktığında, içinde ‘keşke!” duygusu beliriyor mu? İçindeki herhangi bir ‘keşke’nin sesini duyuyor musun?”

Hiç beklemeden “Evet,” dedi.

“Haydi, anlat bize,” dedim.

“Ben, babamla birlikte futbol maçına gitmeyi çok istedim. Bir de hafta sonları onunla top oynamak, kırlara gitmek istedim. Güreşmek istedim. Ama babam çok yoğundu; çalışmak zorundaydı, olmadı, zaman bulamadı. Ne yapalım, böyle oldu.”

Baba’ya baktım; gözlerinin yaşını tutmaya çalışıyor, ağlamamak için dudaklarını ısırıyordu.

Selim’e teşekkür ettim. Ve sordum:

“Selim, bu konuşmamızda, sana büyüklük tasladığımı, sana nasihat etmeye çalıştığımı hissettin mi?”

“Hayır!”

“Olanla ilgili olarak mı konuştuk, olması gereken üzerine mi?”

“Olanla ilgili olarak konuştuk.”

“Selim, seninle yeniden böyle sohbet etmek istesem, benimle konuşmak ister misin? Konuşmamızdan zevk aldın mı?”

“Yeniden konuşmak isterim; sohbetimizden zevk aldım.”



***

Sohbet özel türden bir konuşma, kendine özgü özellikleri olan bir söyleşidir.

Sohbet içinde olan iki insan o an için güç, onur ve değer yönünden eşittir ve olanı paylaşırlar; olması gereken üzerinde konuşmazlar.

Korku kültürünün olduğu yerde sohbete izin verilmez.

Türkiye’nin aydınlık geleceğinde anababaların çocuklarıyla sohbet içinde olmasını diliyorum.
Doğan Cüceloğlu

15 Şubat 2012 Çarşamba

Kardeşimin Kitabı ve Röportajımız - İsmin Marka Hali



Duygu Phillips, Türkiye’nin ilk Marka İsimlendirme Rehberi olarak tanımlanan kitabı İsmin Marka Hali’nin yazarı, aynı zamanda benim de sevgili kardeşim.
Duygu ile kitabını ve kendini anlattığı bir röportaj yaptık.

Bu kitapta Duygu, marka isminin önemini, marka isimlendirme konusunda yapılmış olan hatalardan örnekleri, yeni isim tasarlarken kullanılan teknikleri paylaşıyor.

Yazım dili, uslubu ve güncel örnekleri ile elinize aldığınızda merakla devam edeceğiniz bir kitap. Tüm samimiyetimle tavsiye ediyorum okumanızı...

"Markalar aslında hepimizin hayatında. Hepimiz markaları kullanıyoruz, satın alıyoruz, birbirimize tavsiye ediyoruz, bahsediyoruz, televizyonda görüyoruz, radyoda duyuyoruz. Ama isimlerine hiç dikkat etmiyoruz. Bu isimler nereden geliyor, ne anlam ifade ediyor bilmiyoruz. Aslında çok eğlenceli ve ilginç bir konu." diyor Duygu...

Röportajın tamamı burada http://www.ajandadergi.com/index.php/2012/02/ismin-marka-hali-duygu-phillips-ile-roportaj/
Ayrıca röportajın altına yorum bırakanlardan bir kişiye bu kitabı armağan ediyoruz.

8 Şubat 2012 Çarşamba

Bu yazı Bir Parti Davetiyesidir:)

Ajanda Ekibi olarak bir partiye davetliyiz ve bizimle beraber katılmak isteyen 10 kişiyi de davet etmek istiyoruz.

Nili Silver'ın sahibi Elif Barut bizi takı atölyesinde ağırlayacak.

Sıcacık kahveler eşliğinde sürprizlerle dolu bir gün olacak.

Sohbeti ve eğlencesi bol bugünde Moda'da deniz manzarası karşısında harika birkaç saat geçirmek istiyorsanız iletisim@ajandadergi.com a mail atmanız yeterli.

Tarih: 18 Şubat cumartesi, saat 14:00 - 17:00


Detaylar: www.ajandadergi.com da



24 Ocak 2012 Salı

Sıcacık Bir Blog "Moonlight Sonata"

Ailemizin yumuşacık, zarif, nazik, dünyayı hep güzel gözlerle gören ve yansıtan, ince ruhu, güzel Ayfer'im kendisi gibi bir blog açmış. Hep açmasını bekliyordum ne zamandır. Az önce gördüm ve blogu içimi ısıttı.
Sizlerle de paylaşayım dedim, işte burada
http://myblog-ayf.blogspot.com

14 Ocak 2012 Cumartesi

Çekiliş: Tiyatro Bileti

Ajandadergi de Çok Hücreli Bölünen adlı oyun için 2 kişilik davetiye çekilişi yapacağız.
Katılmak ve detaylar için www.ajandadergi.com'u ziyaret edebilirsiniz.

7 Ocak 2012 Cumartesi

ve "Boss" gelir:) VJ Sinem'den yağmurlu güne özel...


U2 & Bruce Springsteen - I still haven't found what I'm look

2 Ocak 2012 Pazartesi

ÇEKİLİŞ: Tiyatro Bileti

Ajanda Dergi'de düzenlediğimiz bir çekilişten haberdar etmek istiyorum herkesi!
Kahkahası bol bir oyuna 2 kişilik davetiye veriyoruz. İşte detaylar:



Yeni Tiyatro’nun ARAPSAÇI adlı komedi oyununa 2 kişlik davetiye hediye edeceğiz. Kahkaha garanti:)

Çekilişe katılmak için lütfen facebook sayfamızı ziyaret edin.

Oyunla ilgili detaylı bilgi için lütfen buraya tıklayın.

Bol şans.

www.ajandadergi.com
iletisim@ajandadergi.com

Oyun Günü: 8 Ocak 2012 Pazar saat 19:30

Yer: Old City Comedy

Adres: Turnacıbaşı Sokak, No1/C Beyoğlu

Tel: 0212 244 28 96

30 Aralık 2011 Cuma

Ajanda'dan AJANDA HEDİYESİ

Ajanda Dergi'de yine küçük bir çekiliş düzenliyoruz:) Hem de manidar:)
İşte detaylar:

HEDİYEMİZ VAR!
Yeniyılda AJANDANIZ güzel anılarla dolsun diyor ve BİR KİŞİYE BU ŞİRİN AJANDA'YI HEDİYE ETMEK İSTİYORUZ...................

Facebook sayfamızı "Beğen"en ve çekiliş yazısını Profilinde "Paylaş"ıp yorum bırakanlar arasında yapacağımız çekiliş sonucu...............
bir kişi 2012 AJANDAsını kazanacak..............
Sonuçlar 31 Aralık akşamında açıklanacak...........
MUTLU YILLAR.....

http://www.facebook.com/ajandadergi
www.ajandadergi.com
iletisim@ajandadergi.com

27 Aralık 2011 Salı

Annelerle Sohbetler (Bölüm 9)

Annelerle Sohbetlerimiz kaldığı yerden devam ediyor:)
Bugün çok samimi itirafları ve okuyanı güldüren açıklamalarıyla konuğum sevgili Nihal. Nihal ile yakışıklı oğlu Uras'ın dedikosunu yaptık. Uras ve Nihal'in maceralarını (http://küçükprensuras.blogspot.com) adresinden takip edebilirsiniz. Onlar hepimizin dilinde olan ve her fırsatta belirttiğimiz bir yaşamı sürüyorlar (Şöyle şehir dışında doğayla içiçe yaşasak deriz ya hep işte öyle:)

Nihal'den alacağımız çok tüyo var, ben okurken çok keyif aldım, kendisine çok çok teşekkür ederim.



 ·        Kaç yaşında anne oldun ve çocuğun şuan kaç yaşında?
33 yaşımda anne oldum 3,5 yaşında Uras.

·        Çalışan bir anne misin yoksa kendin mi büyütüyorsun?
İlk bir yıl kendim baktım Uras'a. Sonrasında çalışmaya başladım hala çalışıyorum.

·        Erkeklerin askerlik anıları kadınların doğum anıları anlat anlat bitmez, senin doğum hikayen nasıldı?
Ebe Dedemiz (Kadın doğum hekimim) 7.7. de alalım mı dedi ( sezeryan endikasyonu vardı) 38. haftada iri bebek olduğundan beklemeden aldık. Ben gece uyuyamadım hep bebeğin karışacağını düşündüm herkese tembih ettim. Sabah bir gittik baktık zaten herkes tanıdık ameliyathanede. Benden başkada doğuracak gebe yok :)) Epidural kötüydü sancılı bir doğum sonrasıydı emzirme sorunları benim ağrılarım vs vs neyse hepsi geldi geçti...

·        Bzi anneler doğumdan önce birçok araştırma yapıyoruz, senin başvuru kaynakların nelerdi, dergiler, internet siteleri vs.
Doğumdan önce araştırma felan yapmadım herşeyi bildiğimi düşünüyordum doğurupta özelikle emzirme sorunlarım olunca bir yığın kitap okudum. Ek gıda döneminde internet anneleriyle tanıştım sonrasında beraber büyüttük bebeklerimizi halada görüşüyoruz. Benim için hayatımın en zor ama en güzel bir yılıydı ilk yılımız.

·        Bebek alışverişinde yeni anne adaylarına neler tavsiye edersin?
Kesinlikle beklesinler derim . Klasik ilk bebek çantasını hazırlasınlar sonrasında özelikle kıyafetler açısından beklesinler. Bizim o kadar çok hediyemiz geldiki hiç giyemediklerimiz oldu.

·        Emzik kullandınız mı bu konudaki yaklaşımın ne oldu?
 40 gün sonrası uykuya dalma sorunlarımız olduğunda emziğe başladık. Sancısız da emziği bıraktık keşke kullanmasaymışım derdim halada kullanılmasın diyorum.

·        Uykuya geçiş yöntemleriniz neler oldu, bu konuda tavsiyelerin olurmu?
İlk yılda kucağımda uyuttum sorunsuzdu gazı çıktıktan sonra. Sonra beşiğine bıraktım. Bakıcı başlayınca 1 yaşında onun kucağını yadırgadığından ayakta sallanma dönemi başladı. Kötü bir dönemdi hala da zaman zaman sallanıyor henüz tam anlamıyla bırakamadık.Uras uykucu bir bebekti, gündüzleri 1saat uyanık sonrası 20 dk kucak 40 dk uyku şeklindeydi. 

·        Çocukların yemek seçmesi her annenin sıkıntı yaşadığı bir konudur, sizin çocuğunuzun yemediği yiyecekler var mı, bunları yedirmede başarılı olduğun cin fikirler varmı?
Bu konu en zorlandığım konudur hala da devam ediyor var da yemez. Uras hiçbir klasik yada modern yöntemi kabul etmiyor hala da yemiyor yediği pilav makarna köfte patates. Sorunlunun biz olduğumuzu biliyoruz. Ek gıdaya geç başlamak, aman salçalı yemek vermeyelim yemeğin suyunda vitamin mi olurmuş bu kadar sert gıda boğazında kalır vs vs yaklaşımlarından ne tatlı ne tuzlu seviyor.
Katı gıdaları çiğneyemiyor bir saat çiğniyor zorla yutuyor. Salçalı yada salçasız hiçbir yemeği karışımı vs vs yemiyor. 6 aydan sonra bebeğin eline yiyecek verilmesi kendi yemesine özendirilmesi her türlü tadı tadmasına izin verilmesini savunuyorum onlar yemeyeceklerini zaten yemiyorlar.
Kitabi bilgilerle saati saatine vererek sebze çorbalarıyla blender çocuğu olarak Urası büyüttüm acısını hala çekiyorum. Sebze çorbası düşmanıyım şimdilerde. Sen yemeğini yap içine bir patates at o patatesi yedir. (eski usul)
Sağlık bakanlığının yeni ek gıda listelerinde sebze çorbalarının yerini sebze püreleri yada sebze yemek suları ( az salçalı yada tuzlu olacak şekilde)aldı. Destekliyorum.

·        Hazır yoğurt mu ev yapımı mı?
Biz ailecek hazır yoğurt yiyemiyoruz o yüzden  ev yapımı...

·        Yuvaya başlama yaşı olarak ne düşünüyorsun, niçin?
5 yaş diye düşünüyorum kendim okulu sevmediğimden ne kadar geç o kadar iyi diye düşünüyorum. Uras hala kreşe başlamadı.

·        Bebekken nesnelere verdiği komik isimler var mıydı?
İlk kelimesi antendi ( bebek telsizinin anteni) Hep garip kelimeleri isimleri sevdi söyledi. Aklıma gelmedi bak şimdi...

·        2 yaşından itibaren çocuklar her şey hakkında tutturmaya başlıyorlar, bu konudaki tavrın ne oldu, en çok kimin dediği oluyor, çoğu şeye evet demek şımarıklığa yol açar mı?
 Evet benim çocuğum şımarık ve bencil olduğuna göre bu konuda da tutarsız davrandık diyebilirim. Önceleri sadece tek bir şey almasına izin verirdik sonra ayar bozuldu şimdilerde oyuncakçıdan beğenmezse hiçbirşey almadan çıktığı da oluyor ama beğendiği birşey varsa alınmazsa hayal kırıklığına uğruyor.Ve alıyoruz :((

·        Şeker ve çikolata yemesi konusunda hassasiyetin var mı kaç yaşında yemeli?
 1 yaşa kadar vermedik tabi (tıbbi bilgilere göre) Rahmetli kayınvalidem çikolata sevmeyen çocuk olur mu diye çok üzülürdü hala da çok sevmez binde bir tadını beğenirse yer.

·        Hatırladıkça çok güldüğünüz bir anınız var mı?
Rahmetli kayınvalidem benim gibi çok pimpirikliydi bir gün eşim yok akşam yemeğinde Urasa hiçbirşey yediremedik 9. ay civarıydı ne verdiysek ne pişirdiysek yemedi bir ben koşup yapıyorum bir o koşup yapıyor Uras inatla yemiyor sonra oturduk ikimiz de ağladık :))) Hem de nasıl ağlıyoruz Uras da başladı ağlamaya:)) Eşim geldi kötü birşey oldu sandı :))

Uras takıntılı bir çocuktu 1 yaşa kadar cami takıntısı vardı 2 yaşa kadar biçerdöver :))
1 yaşın yazında arkada arabadayız Uras la ...Memelerimi gösterip gubbeeee(caminin kubbesi) Meme çatalıma da minaaaa(cami minaresi) demişti. Pesss yanii...
Bir gece tam uyuyacağız zil çaldı. Bakkal bizi aşağı çağırıyor süpriz diye. Bir indik şehir merkezinde hemde evin önünde biçerdöver park etmiş nasıl yaniiii????

·        Şimdiden ona bir meslek yakıştırıyor musun, hatta istemeden yönlendiriyor musun?
Evet kesinlikle profesyonel olarak spor yapmasını istiyoruz futbulcu olabilir minyonluğundan dolayı jokey olabilir :)) Asla doktor yada askerlikle ilgili bir meslek düşünmüyoruz. Hatta babamız geçenlerde '' bu çocuk şımarık sünepe bişey olacak bu kadar korumacı olduğumuzdan bari paralı ziraat mühendisliği okutalımda bağa bahçeye bakar hiç olmazsa '' dedi...

·        Ona en çok aldığınız oyuncak nedir?
Hangisini anlatayım bir sürü oyuncağımız var ev kreş gibi. Birde bunlar ilk 2 yılda alındı sonrasında tamam dedik. En çok legolarımız var ençok da legolarını seviyor. Gelmiş geçmiş en iyi düşünülmüş oyuncağın legolar olduğunu düşünüyoruz. Ailecek hastasıyız.

·        Gelişimi ve eğitimi için diğer annelere önereceğin oyuncak veya çocuk kitapları varmı?
Kesinlikle iyi markaların bebek- çocuk sesli oyuncakları (eğitici köpek öğretici ayı vs vs ) tavsiye etmiyorum. O kadar verilen paraya yazık. Bultaklar, legolar, aktivite setleri , puzzlelar, oyun setleri olabilir. Bebeklikten itibaren kitap okuma alışkanlığı kazandırılması bebeklere sık kitap okunması çocuklukta bunun devam ettrilmesi kitap sevgisi açısından çok önemli. Eğitici oyuncak- kitap konusunda kitap yazabilirim ama bu çocuğun ilgi alanıyla da ilgili. Uras komplike oyuncakları sevdi ama yeğenim daha farklıydı ...

·        Kaç yaşından itibaren televizyon izlemesine izin verdiniz, hangi programları
Tvye ilgisizdik önceleri. Az seyretsin de işimi yapayım derdim izlemezdi sonra animasyon filmlere merak sardı . Şimdi bakıcı da çizgi film seyrediyor. Ama çabuk sıkılıyor saçma bunlar diyor genede animasyon filmleri seviyor. İlk bir yıl tv bile açılmadı desem :)) 

·        Bilgisayar oyunları veya cep telefonu oyunları oynamasına izin veriyor musunuz?
Çok değil sadece kuzene gittiği zamanlar beraber biraz oynuyorlar. Evde aklına bile gelmiyor ...

·        Sportif faaliyetler konusunda çocuğunuzu nasıl yönlendiriyorsunuz, sence ülkemizde çocuklar için yeteri kadar spor yapma mekanı va rmı?

Hergün futol maçı yapıyoruz koridorda:) Salonun en güzel yerinde de basket potamız var:)) Spor salonu malesef yok çevrede bu yaş için. Sık sık açıkhavada futbol basketbol vs sahalarına gidiyoruz. Doğayla haşır neşir büyüyor .Yukarda da dedim bağ bahçe çok bizim her haftasonu oralarda koşup zıplıyor bu bakımdan rahatız.

·        Sanat dallarını sevdirme ve uygulama konusundaki yaklaşımın neler? Bu konuda diğer annelere neler önerirsin?
Sanatla ilgili henüz bir kurs vs başlamışlığımız yapmışlığımız yok. Zaten bu yaş için buralarda kurs da yok. Müzik aletlerimiz var boyama yapma kesme fotoğraf çekme vs faaliyetlerimiz oluyor.Evde ailecek dans saatlerimiz oluyor :)) Müzik dinliyoruz.Sonrasında destekleriz elbetteki.

·        Bir çocuk mu çok çocuk mu?
Çok çocuk ama vakit yok. geç kaldık :((

26 Aralık 2011 Pazartesi

Bir Pazar günü aktivitesi

Dün çok güzel bir gün geçirdik. Hem eğlendik, hem bilgi sahibi olduk hem de sanat ve teknolojiyle dolu bir gün geçirdik. Tüm bunları tek bir mekanda yaşadık.
Santralistanbul'da.
Uzun uzun yazdım, ama Ajanda'nın sayfasında:)
yani burada...

21 Aralık 2011 Çarşamba

Çocuk Tiyatrosu Davetiyesi İster misiniz?

İKİ KİŞİLİK DAVETİYEMİZ VAR!.............

Ajanda Dergi'de bir çekiliş düzenliyoruz.

25 Aralık Pazar günü Tiyatro Bereze'nin Çocuk Oyunu ÇOK SOĞUK için davetiye kazanmak isterseniz aşağıda sorduğumuz sorunun cevabını iletisim@ajandadergi.com'a gönderebilirsiniz.
Oyunla ilgili bilgi için lütfen buraya tıklayın.

Sonuçlar cuma günü açıklanacaktır........

SORU: www.ajandadergi.com web sayfamızda bugüne kadar KAÇ TİYATRO OYUNU ile ilgili yazı yayınlanmıştır?

Herkese bol şans

15 Aralık 2011 Perşembe

Yeniyil hediyeli yarisma

Sevgili blogger arkadaslarim, Ajanda da fotograf yarismasi etkinligi duzenliyoruz. Birlikte buyuk bir fotograf sergisi duzenlemeye ne dersiniz ?
Eminim hepiniz evlerinizi yilbasina hazirlamissinizdir. O guzel suslerinizi ve evinizin yilbasi kosesinin fotografini cekerek iletisim@ajandadergi.com adresine gonderip cekilise katilbilirsiniz.
Fotograflarinizi http://www.ajandadergi.com/ da yayinlayacagiz.
Detaylar burada.

Kazanan kisiye Nili Silver dan cok hos tasarimli gumus kaplama bir kolye hediye edecegiz. http://www.nilisilver.com/
Fotograflarinizi ayin 20 sine kadar gonderebilirsiniz.
Iste hediyemiz, herkese bol sans