14 Nisan 2010 Çarşamba

Ödüllü Anket - En İyi Film Önerisi

Bloglara heyecan katan başka bir yöntem de (Mimler gibi) belli hedeflere ulaşınca blog sahibinin bir çekiliş düzenlemesi oluyor.

Ben de kendime bir hedef koymuştum 50 yazı 100 izleyici gibi.
Şu an ki rakamlar (fiktifde olsa:) bunu gösteriyor.

Ben biraz farklı olarak bir anket yapmayı düşündüm, hem herkese fikir vermesi açısından hem de genel eğilimi görelim diye.

Size soruyorum, bugüne kadar seyrettiğiniz en iyi, mutlaka izlenmeli dediğiniz film hangisi ve sizi neden etkiledi (bunu da mutlaka belirtin lütfen.)
Not: Birden fazla film önerebilirsiniz. 

Yorumlarınızı hemen yayınlamıycam, hepsini toplu olarak yayınlıycam (18 Pazar akşamı), ve sonra bir çekilişle kazanana bir hediye vermek istiyorum naçizane.
Hediye bir kitap: Sahilde Kafka, Haruki Murakami'nin bir kitabı. Detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Bakalım en çok hangi film önerilecek.

15 yorum:

GÖK-TÜRK dedi ki...

Birden fazla film söyleyebiliyormuyuz bilmiyorum ama ben yine de yazayım çünkü tek bir film söyleyemem...

Benim önerebileceğim üç kategoride 3 film var.Bu filmlerde en fazla sevdiğim kategorilerden:

1)MATRIX : Neden matrix ? Çünkü ne derseniz deyin filmin bir derinliği var.Sadece muhteşem efektlerden ibaret değil.Film inanın ya da inanmayın bir şeyler anlatıyor.
2)Yüzüklerin Efendisi : Bu da matrix gibi bir içeriğie sahip bir film.Bir edebiyat eserinden uyarlama olduğu için boş bir film değil.Efektler oyunculuklar,geniş ve muhteşem mekanlar filmi gerçekten izlenebilir kılıyor.
3)Halka : Bugüne kadar çok fazla korku filmi izledim ama bu film farklı sadece etraftan yaratıklar aniden fırlayıp sizi korkutmuyor.Film boyunca neyin ne olduğunu düşünüp duruyorsunuz.Ya da düşünmüyorsunuz da filmin sonunda ''Aaa bu demek buymuş'' diyorsunuz.Bir de bu film beklenildiği gibi bitmiyor.Burası da ayrıca ilgi çekici...

Sonuçta bu üç filmi kesinlikle tavsiye debilirim.

Bunalrın dışında Er Ryan ı kurtarmak en iyilerden...

ceren dedi ki...

kitapla, filmle ilgili her türlü etkinliğe katılmaya varım diyorum ve kutluyorum, bende düşünüyorum bu tip bişeyi, öncü oldun bana da.

fikrimce, şöyle bi düşündüm de ben kendi tarzıma göre, "coffee and cigarettes" filmini kült ve unutulmaz filmim olarak görüyorum, defalarca izledim. sigaranın ve kahvenin ayrı bir felsefesi olur filmlerde, tamamlayıcı ya da olmazsa olmaz nesnelerdir. bu filmde cidden iyi kullanılmış. hatta başrollerinde de onlar var diyebilirim. çok iyi bir oyuncu ve müzisyen tayfasıyla uzun bir sürede çekilmiş, diyaloglar yüzeysel değil, ne diyim daha:) izlemeyenlere öneririm diyip çekileyim. bi de jim jarmusch'un diğer filmleri de çok iyidir, "broken heart", "stranger than paradise", "night on earth" de diğer önerilerim.

Yemekbahane dedi ki...

Benim filmim belli ? CD'lerim geldi mi :) Ödül istemem, okuyucun 1000 olsun onu görelim inşallah

Tibet'in annesi dedi ki...

Robin Willams'ın başrolünde oynadığı "Aşkın Gücü" konusu ayrı, görselliği ayrı büyülemişti beni. Gerçek anlamda sevginin anlatıldığı filmdi. İnsanların ağzına sakız olan "Ruh eşi"nin boyut kazanmış haliydi bence. Robin Willams'ın oyunculuğu ise dillere destandı. Harikaydı, tek kelimeyle muhteşemdi :)
Onun haricinde bir sürü filmim var ama seni en çok etkileyen hangisi denildiğinde budur :)

Biraz Şöyle Biraz Böyle dedi ki...

Sinema tarihinin en iyi iki filmi demek zor. Aslında böyle bir sınırlama yapmak -en azından benim açımdan- imkansız. Şu ana kadar hiçbir zaman ilk 5 filmim ya da en sevdiğim 20 film gibi listelerim olmadı. Çünkü izlediğim hiçbir filmi dışarıda bırakamadım :) Ama yapılması gereken bir tavsiye olduğunda ilk aklıma gelen, hangi türden hoşlanıyor olursa olsun izleyen tarafından sevileceğine inandığım iki film var.

Le Fabuleux Destin D'Amelie Poulain :
Paris'te bir apartman dairesinde yaşayan, aynı zamanda bir cafede garson olarak çalışan Amelie'nin banyosunda bulduğu ve küçük bir çocuğa ait olan hazineyi sahibine ulaştırma çabalarını anlatan bir film. Bu çabaları esnasında hayata dair küçük mutlulukları keşfedip, başkalarının da keşfetmesini sağlıyor. Fantastik öğeler barındıran masal gibi bir film aslında. İzleyenin içini ısıtan tarzda bir film. Mutlaka izlenmeli.

It's A Wonderful Life :
Eleştirmenlerin Frank Capra'nın en iyi filmi olduğunu dile getirdiği, James Stewart, Donna Reed ve Henry Travers'in başrollerini paylaştığı, 1946 yapımı film. Bir rivayete göre Amerika'da her yılbaşında yayınlanmaktaymış. İnsanı duygulandıran, güldüren, keyiflendiren, ağlatan, içerisinde muhteşem detayların yer aldığı bir film. İzlememek büyük kayıp.

nesobaby dedi ki...

Neyseki tek film hakkımız yokmuş :) Benim aklıma birkaç film geldi çünkü :))
Aklımda kalanlardan :
1-Green Mile (Çok Ağladım)
2-Babam ve Oğlum( 2 kere izledim 2. de daha çok ağladım)
3-Notting Hill (Çok Romantik müziği de süper)
4-Shawshank Redemption (Güzel bir kurgu )
5-Finding Nemo (En sevdiğim animasyon kahramanı :)
6-Last Emperor (Gerçek hikayeleri çok severim en etkilendiğim bu film olmuştu)

bocelli dedi ki...

bu soru kolay cevaplanamayacak bir soru
birden başka film yazmak zorundayım

THE CHAMP : seyretiğim ilk sinema filmi.6-7 yaşındaydım.sinemada seyredilen ilk film bence herkeste önemli bir etki bırakır ve kolay unutulmaz.Ben filmin sonunda çok ağladığımı hatırlıyorum.

THE GOOD THE BAD AND THE UGLY : bana göre gelmiş geçmiş en iyi western filmidir. her sahne ciddi replikleri içerir.filmi baştan sona Eli Wallach götürür.Müziklerden bahsetmeye gerek yok

THE DEER HUNTER : Seyrettiğim en iyi Vietnam filmlerinden birtanesi.belki Platoon yada Apocalypse Now diyebilir.haklılardır ama avcı filmindeki rus ruleti sahnesi bu filmi unutmamama sebeptir.

ONE FLEW OVER THE CUCKOO'S NEST : Çok iyi bir hastahane filmi.Jack Nicholson bu filmde gerçekten Jack Nicholson :)

ONCE UPPON A TIME IN AMERICA : Filmin baştan sona anlatımı müzikleri oyuncuları mükemmel.ufak çocuğun kendisinden büyük, aşık olduğu kıza aldığı pastayı ona veremeden iştahla yemesi en iyi sahnelerden birisi bence.

PAPILLON : en iyi hapishane filmlerinden biri.keşke Mc Queen dshs fazla yaşasaydı

TAXI DRIVER : DeNiro nun bu film için haftalarca akşamları new york sokaklarında taksi kullanıp rolüne ısınmaya çalışmasını öğrendikten sonra kendisine hayranlığım dahada artmıştı.

ben kaptırdım gidiyorum:) ilk aklıma gelen filmler bunlar.sanat notlarına teşekkürler...

ceren dedi ki...

şimdi tekrar okudum da ufak bi hatam var, "broken heart" diye bi filmi nerden uydurdum anlamadım:) "broken flowers" olacak o. söyliyim dedim daha fazla rezil olmadan:)

Porco Rosso dedi ki...

anket cevaplarını okumadım.
hediye amacım da yok. sadece yazmazsam çatlardım durumu benim ki :)

en iyi filmler :
seven samurai : öncelikle kırsal eleştirisi olarak hala cesur bulnuurken o yıllarda bunu yapmak oldukça zor. üstüne üstlük böyle kalabalık bir karakter filminde herkesi çok iyi yansıtmış olması. pek çok filme ilham vermesi. kamerası ve tempometresinin çok iyi ayarlanmış olması.

eternal sunshine: dark side of the moon neyse eternal da sinema için odur. çığır açar. duygularını alt üst ederken bilimkurgu filmlerine olmayan bir zeka gösteri yapar. herşey dozundadır. türler üstüdür. bu kadar iyiyken kitleye de hitap edebilecek basitliktedir.

izlenmesi şart : ilkbahar yaz sonbahar kış ve ilkbahar. the chaser. chunking express. uzakdoğudan oldu biraz. olsun.

ÇOBAN YILDIZI dedi ki...

Hay Allah geç kalmışım ben :))

Sanat Notları dedi ki...

bocelli, önerile için çok teşekkürler, saydığın filmlerin hepside mutlaka seyredilmesi gerekenlerden ve sanırım hepsi Afi 100'ün içindedir.

Porco Rosso, yazmakla çok iyi etmişsin, eternal sunshin'ı çok güzel anlatmışsın en kısa zamanda tekrar izlemeyi düşünüyorum. Diğer filmleride listeye alıyorum çok teşekkürler

Dilek dedi ki...

çok güzel film önerileri var izlemediklerim çoğunluktaymış:) teşekkürler blog ve anlamlı kampanya için...
benim önerilerim
1-nehirler kırmızı akar. Jean Reno filmi
2- babam ve oğlum
3- milyoner,
4- esaretin bedeli
5- olağan şüpheliler
6- face of face
olarak sıralayabilirim

yağmurvil dedi ki...

ben babam ve oğlumu çok beğendim çok ağlamıştım ve güneşi gördümü beğenmiştim unutamıyorum çocuğun makineye atılıp öldüğü sahneyi:((çok etkilenmiştim

ece dedi ki...

hemen aklıma gelen film beyzanın kadınları oldu.çok etkilenmiştim doğrusu.işlediği konu gereği çok dikkat çekici bir filmdi.yabancı filmlerde görmeye alışık olduğumuz kalitenin türk filminde de olması çok güzeldi.umarım böyle emek verilmiş yapımlara daha sık rastlarız..
ece kalaycıoğlu

Sanat Notları dedi ki...

Dilek,
mesajın için teşekkür ederim. önerilerin arasında seyretmediklerim var, ama esaretin bedelini defalarca izledim gerçekten güzel bir film, tavsiyelerini bir kenara not alıyorum,

Yağmurvil, ikiside beni çok üzeceğini bildiğim filmler olduğu için seyredemiyorum ama güzel olduklarına da eminim, çok çelişkili bir durum var yani ortada, teşekkür ederim paylaşımın için,

Ece, beyzanın kadınlarını seyretmedim ama bu yorumundan sonra mutlaka izlemeyi düşünüyorum teşekkür ederim