13 Mart 2012 Salı

Bir Ayrılık - En İyi Yabancı Film Oscar Ödülü 2011



Bu filmle İran, ülkesine hem yabancı film dalında Oscar hem de  61. Berlin Film Festivali'nde En İyi Film dalında  Altın ayı ödüllerini ilk kez getirmiş oldu.

Filmi izlemeden önce İran filmi olduğundan ve afişinde bir kadın resmini görünce konu itibariyle şöyle bir önyargı oluştu bende. İran rejiminden ve koca baskısından kaçmaya çalışan bir kadın ve kızı ve onları durdurmaya çalışan bir koca.
Filmin açılış sahnesinde tam yanılmamışım derken filmin gidişatı öyle bir çalım attı ki, beni ters köşeye yatırmayı bildi.
Kısaca konuya yer vereyim hemen: Ergenlik çağlarında çalışkan bir öğrenci kızları ve alzheimer hastası bir babaları olan bir çift var. Kadın zorla aldığı vizesini kullanıp ailce yurtdışına çıkıp yaşamayı hedeflerken kocası babasını bırakmak istemediği için boşanmanın eşiğine gelirler. Kadın ailesinin yanına yerleşir ve kızı da babasının yanında kalır. Gün içinde babayla ilgilenecek bir bakıcı kadın tutarlar. Daha sonra yaşanan talisiz bir olay ile adam ile bakıcı arasında bir dava süregider ve işler karışır.

Bana soracak olursanı filmi beğendim, sanki biraz Nuri Bilge Ceylan filmleri gibi diyebilirim. Bir süreç içinde yaşanan ilişkiler ve insanlık halleri gibi.


Konuya kuşbakışı bakıldığında herhangi bir ülkede de herkesin başına gelebilecek bir olay gibi gözükürken filmin çözüm noktası İran'ın nasıl bir rol oynadığını ortaya koyuyor.

Bana kalırsa iki önemli konuya parmak basıyor "Bir Ayrılık".
1) Boşanma döneminde çocukların anne baba tarafından düşürüldüğü durum.
2) İnançların davranışları nasıl etkileyebileceği

Daha fazla ipucu vermiycem. İzlemeye değer:)

6 yorum:

Syrakusa dedi ki...

Politik heykeli kaptı film. Oscar hiç bu kadar politik olmamıştı. Kore filmlerinin o matrak dili ve tonlaması bile bana İran filmlerinden daha samimi geliyor. Heykeli verenlerin samimiyetsizlikleri ise bu yıl tavan yaptı artık.
Akademi perhiz ve lahana turşusunu birbirinde ayırd eder elbette ama ya biri akademiye sadece perhiz yapacaksın demişse?
Hiç hoşlanmıyorum bu işlerden.

Muhammed Tiryaki dedi ki...

"İran rejiminden ve koca baskısından kaçmaya çalışan bir kadın ve kızı ve onları durdurmaya çalışan bir koca."

Benim çocukluğumda televizyonda 10 güne bir oynayan Not without My Daughter filmi bu:))

Sinem Ergun dedi ki...

Syrakusacım ben artık yarışmaları ciddiye almıyorum Akademi ödülleride Eurovision gibi olmaya başladı galiba, ben yine de baradağın dolu tarafına bakmaya çalışıyorum, bir kademe daha iyi kalitede film seyredebilme ihtimaline inanıp Oscar aday ve ödüllüleri izliyorum, İran filmini ise yabancı ülke filmlerini o ülkenin yaşam tarzları ile ilgili fikir verdiği için seviyorum.

Sinem Ergun dedi ki...

Muhammed işte ben de aynı o filmin versiyonu sanmıştım:)

BAYKUŞ GÖZÜYLE... dedi ki...

Ben de çok beğendim filmi,etkileyiciydi...

laleninbahcesi dedi ki...

ben filme hiç ora bura filmi diye bakmadan izledim. Tesadüfen, daha yeni çevrilmişti, Oscar adayı olduğunu öğrenince şaşırmıştım.Beğenmiştim.