4 Şubat 2010 Perşembe

Lost 6.sezon

Kavuştuk!!!!
En sonunda macera tekrardan başladı. Artık kafa çalıştırma zamanı, teoriler üreticez, eski teorilerimizin ne derece doğru olduğunu görücez, ve en önemlisi sorularımıza cevap bulucaz. Ama sonra adaya veda edicez. O zaman dönücez birinci sezona veeee bidaha seyredicez. Bu sefer tahmin ediyorum büyük resmin içindeki detayları görüyor olucaz, ve o zaman bize düşündürttüklerini hatırlayıp kendimize gülücez.

Neyse,dün iki bölümü bir heves seyrettim, adacığımı gördüm, John Lock'u kendisi olmasada gördüm, Kate'i, Sawyer'ı, Hurley'i, Jack'ı, Sayid'i gördüm, özlemişim, bir ara düşündüm yahu neolduydu en son, geçmiş bölümleri aklımdan geçirmeye çalıştım, hala hatırlamadığım kısımlar var, artık dönüp seyredicem birara eski bölümleri hiçdert değil seve seve seyrederim.

Evet, şimdi bu iki bölümde neler oldu, ben ne anladım:)

Bomba patladı, ve bizimkiler 70'li yıllardan günümüze döndüler, yani hatch'i Desmond'un patlattığı zamana geldiler. Bu da demek oluyor ki istasyon Dharmacılar tarafından inşa edilmiş ve tüm o düğmeye basma işlemleri yine gerçekleşmiş. Tam bu planın işe yaramadığını düşündüğümüz sırada Juliet'in ölümünden sonra Miles'in onun ruhuyla iletişime geçmesiyle "işe yaradı" mesajını alıyoruz????

Bu arada John Lock'un bedenine giren siyahlı adamın (hatırlarsanız sahilde Jacob beyaz o da siyah gimişti), Black smoke olduğunu gördük. Onun birşeyin külleriyle çevrili şeyi geçemediğini anladık, eski bölümlerde ormanda Jacob'un evinin etrafında da vardı. Ve Black smoke'un tek isteğinin eve dönmek olduğunu anladık ki bu ev Tapınak herhalde.

Bu arada Hurley'e görünen Jacob, Sayid'i iyileştirmek için tapınağa götürmesini söyledi ve böylelikle meşhur tapınağı görmüş olduk, içeride uzakdoğulu bir adam tarafından yönetilen bir grup insan Jacob'un öldüğünü duyunca alarma geçti ve blacksmoke'dan tapınağı korumaya yönelik hareket başladı. Blacksmoke'un saldırısını yakında görücez herhalde.
Tapınakla ilgili akılda kalan sorular, yaşam kaynağı suyun nasıl kirlendiği (bence Jacob öldü diye), Jacob'un notunda neler yazıyor?, tapınakçılar kime işaret fişeği attı?

Bütün bunlarla eş zamanlı olarak, uçağın türbülanstan kurtulup düşmediğini ve bu şekilde bizimkilerin hayatlarına ne şekilde devam ettiklerini görüyoruz.

Burada şaşırtıcı olan, Jack'in babasının tabutu kayıp, Shannon uçakta yok, John Lock'un bıçakları bulunan çanta uçaktan çıkmadı, Desmond uçağa binmiş ve en önemlisi Jack'ın John ile konuşurken "hiç birşey imkansız değildir" demesi ki Jack bildiğimiz gibi tutucu düşünceli bir adam.

Bu arada Jack "de ja vu" yaşıyor hissinde sürekli.
Şunu gözlemledim uçak düşmediği takdirde hepsinin hayatı karmaşa ve kötüye gidecek gibi. Ama adada geçirdikleri günleri düşünürsek, hepsi kişilik olarak çok geliştiler bence.

Bu hafta sadece hasret giderdik, pekbirşey olmadı bence, haftaya birkaç sorumuza belki cevap buluruz ama daha fazla da soruyla kalıveririz. Olsun bizim diziyle ilişkimiz böyle neyapalım alıştık.
Yorumunuz ve teorileriniz varsa yazın lütfen, herzaman ihtiyaç var...

5 yorum:

Tibet'in annesi dedi ki...

ben ne desem boş :P ama şu adrese göz atmanı öneririm. arkadaşlar çok güzel beyin fırtınası oluşturmuşlar :)))

http://egemenlihayat.blogspot.com/2010/02/6x01-02-la-x.html

Yemekbahane dedi ki...

Ne diyim gözün aydın mı:)
Hadi bakalım iyi seyirler...

bienal dedi ki...

aslında bu son sezonu o denli merak etmiyorum. Ama seriyi tamamlamak için izleyeceğim. Benim için artık tek bir dizi var o da DEXTER. İzlemeyenlere tavsiye ederim. Feci.. Fecii.. üff..

Çavlan dedi ki...

bloguna bayıldım, sinema ve edebiyat alanlarındaki zevklerini kendiminkilere çok yakın buldum, iyi ki kediler ve kitaplar'a uğramışsın da sanat notlarını keşfedebildim ben de :) lost'a gelince, şu bütün diziyi baştan seyretme ihtiyacı bende de had safhada, dizi tamamlandıktan sonra yapacaktım bunu ama acaba şimdiden başlasam de son sezonu adam gibi idrak etsem demiyor değilim.. seksen bin tane ayrıntı var, o kadar çok şeyi unutmuşum ki :)

Disavurum dedi ki...

Ben Juliet'in ' birara kahve icelim , Alman usulu oderiz' cumlesine takili kaldim . Acaba olumum bir veda degil mi demek istedi , yani adada olum yok mu ? O sebeple mi cocuk da dogmuyor. Yani o ada bir sekilde gercek degil olum de yok ; dogum da ? Bilemiyoruz tabi :)