2 Şubat 2010 Salı

Oyuncular Tiyatro Grubu - Atuan Mezarları

Hafta sonu bir fırsat oldu hemen Caddebostan Kültür Merkezini aradım ve öğleden sonra oyun olup olmadığını sorum. Atuan Mezarları adlı oyunun oynandığını ve de yer olduğunu öğrenince yolu tuttum.
Konusu nedir, kim oynuyor hiç araştırmadım bile çünkü benim için tiyatro olsun yeter, canlı performans, sahne bana ayrı bir haz verir. Uzun zamandır da gitmemiştim. Salona vardım yerimi aldım, oyunla ilgili hiçbir broşür hazırlamamışlar, ne konuyu biliyorum nede oyuncuları.
Dekor açıkta, rampalı, merdivenli dolambaçlı demir bir platform, tepesinde taş görünümlü bir kral tahtı ve bir tane stonhenge taşı.

Oyun vurmalı çalgılarla bir ayin müziğiyle başladı, ışık çok az, bir tören, kurban edilme töreni, oyuncular tapınma dansları yapıyor zaman zaman bağırıyor.
Yavaş yavaş konuyu kavramaya başlıyorum. Burası eski bir mezar kent, kadim güçler İsimsizler ve Tanrı-kral için yapılmış bir tapınak, manastır sistemi var, ve İsimsizlere hizmet eden başrahibe sürekli reenkarne olmakta ve tapınağa 5 yaşında ailesinden koparılıp getirilmekte. Burada bu kız çocuğu katı kurallarla, inanışlarla, baskı ve bağnazlıkla beyni yıkanarak yetiştirilip zamanı geldiğinde başrahibe konumuna getirilmektedir.
Zamanla tapınağın altındaki mezar odalarını, karanlık labirentleri keşfetmeye, içindeki korkuyu yenmeye çalışır, ve birgün hazineyi soymaya gelen bir erkekle karşılaşır.

Atuan Mezarları, Kanadalı yazar Ursula Le Guin'in bir kitabı. Yerdeniz üçlemesinin ikinci kitabı, ve bir kız çocuğunun büyüyüp kadın olma sürecini anlatıyor.
Oyun; günümüz kadınının üzerindeki katı, kuralcı, baskıcı yapıyı eleştirerek, bu yapının yıkımı ile kadının özgürlüğünü ve kimliğini bulma çabasını ele alıyor.

Karanlık sahneler, oyuncuların yüzlerinin bile zor göründüğü ışık seçimi, ayin müzikleri, tapınma danslarıyla biraz fantastik biraz ağır bir oyun. Tiyatro hayranı olan ben keyifle izledim.

3 yorum:

Tibet'in annesi dedi ki...

Ben de eleştrilerinden ağır olabileceği sonucunu çıkarıp gitmemiştim. Tiyatro seviyorum ama sanırım aktif ve heyecanlı olanlar daha çok ilgimi çekiyor :)))

Sanat Notları dedi ki...

Haklısın Sibel, eğlendirmiyen bir konusu var, Ali Poyrazoğlunun Nilgün Belgünle bir oyunu var onu tavsiye ederim, müthiş ikili

gulden dedi ki...

Ama kitabı çok güzeldi gerçi sinemaya daha uygun...merak ettim şimdi:)