8 Kasım 2010 Pazartesi

Blood Simple - Coen Kardeşler

Texas'ta bir bar sahibi olan Marty, karısı Abby'nin barmen Ray'le ilişkisi olduğundan şühelenir ve bir dedektif tutar. Dedektif bu şüpheleri doğrulayan fotoğrafları getirince Marty dedektiften onları öldürmelerini ister.

Filmin konusun anlatmayı burada kesiyorum, çünkü elbette olaylar beklenmedik noktalara doğru yol alacak.

Coen Kardeşler sinema dünyasında farklı bir avantaja sahipler bana kalırsa. Filmlerini kendileri yazıp yönetiyorlar ve bunun için gerekli donanımı ayrı ayrı edinip güç birliği yapmışlar. Joel sinema eğitimi, Ethan ise felsefe eğitimi almış ve  Joel yönetmen, Ethan ise senarist olarak çalışıyor. Hatta film endüstrisinde onlara bir takma isim takmışlar "İki Kafalı Yönetmen", bunun sebebi her ikisinin de aynı bakış açısı ve anlayışa sahip olmaları.

Blood Simple (1984), kara film türünde ve Coen Kardeşlerin ilk filmi.
Fargo'nun habercisi gibi. Tahmin ediyorum dünyaca ünlü olmalarını sağlayan filmdir Fargo ya da benim ilk seyrettiğim filmleri belki de.
Kara film türünde sayılabilecek bir de "No Country for Old Man" i izlemiştim.
 
Üçünü bir ele alacak olursam Amerika'nın bomboş ve kurak arazileri üzerine kurulu eyaletlerinde vahşi batı yaşamının halen hüküm sürdüğü, hergün işlenen cinayetlerin kanıksandığı tekinsiz yerlerde geçiyor hikayeler.
 
Film boyunca gereksiz birçok cinayet işleniyor, insanlar korku dolu ve çaresiz. Para ve kıskançlık bu cinayetler için başlıca sebepler.
Yalnız Coen Kardeşlerin filmleri bir kovboy filmi tadında değil de daha çok absurd bir gizli komedi gibi işleniyor. İzleyici olayın bütününe hakimken filmdeki karakterler limitli bilgileriyle çok yanlış kararlar alıp ortalığı kana bulayıveriyorlar. İnsanlar çekirdek gibi harcanıyor, işn tuhafı bu kadar vahşetin içinde bir vijdan hesaplaşması da yaşanıyor.
Tek bir cümleyle anlatımı, evdeki hesanın çarşıya uymadığı hikayeler diyebilirim.
 
 
 
 
 
 

2 yorum:

Syrakusa/Beter Böcek dedi ki...

Fargo zaten bir amerikan başyapıtı ama "No Country for Old Man" de Javier Bardem'in performansı salya akıttıran cinsten.. ( benzincideki market sahibiyle olan sahne)
..

Muhammed Tiryaki dedi ki...

Kansız, birçok eski kara-filmin toplamı gibi. Bu açıdan da benim için önemli bir film. Eğer bu filmde taşlar doğru bir şekilde yerine oturamasaydı Fargo gibi bir başyapıta giden yol da epey sıkıntılı olurdu.

Film hakkında benim de bir yazım var:

http://estarabi.blogspot.com/2010/06/blood-simplekansiz-1984.html